Bizden Size

Merhaba,

Lokma’nın 2. sayısında sizlerle birlikteyiz. İlk sayıya gösterdiğiniz ilgi ve sevgi için hepinize çok teşekkür ederiz. Lokma’dan deneyip sosyal medyada paylaştığınız her bir tarif ile aslında ne kadar büyük, bir o kadar da birbirine yakın bir ailede olduğumuzu hissettik. Amerika’dan Tatvan’a kadar Lokma’yı elinde tutmanın mutluluğunu yaşayanları gördükçe aslında ne kadar büyük bir sorumluluğumuz olduğunu daha iyi anladık.

Yorgunluktan göz kapaklarınızı bile kapatamadığınız anlar olur hani… İşte ben bu ay çoğu çekim yaptığımız günün akşamı böyle hallerde beynimin içindeki sesleri susturabilmek için bir film izlerken buldum kendimi. Doğrusunu itiraf etmem gerekirse Julie & Julia, 100 Hundred Foot Journey, Chef gibi izlediklerimin çoğu yemekle ilgiliydi. Her biri de bana yemek yapmanın sadece midelerimizi doyurmakla ilgili olmadığını, keşfetmek, sabretmek ve şükretmek gibi pek çok duyguyu yaşattığını tekrar hatırlattı. İzlediklerim arasından en çok etkilendiğim ve size önermek istediğim film ise tamamen yemekten bağımsız ve bambaşka bir alanla ilgili. 2010 yapımı “Temple Grandin”‘de filme ismini veren ve halen Amerika’da profesör ve yazar olan yaşayan otistik bir kadının hikâyesi anlatılıyor. 4 yaşına kadar tek bir kelime bile konuşmayan bir çocuğun annesinin mücadelesi ve başarabileceğine inancı ile neler yaşadığına şahit oluyorsunuz. Filmin beni en etkileyen sözü öğretmeninin karşılaştığı rahatsız durumlar için ona öğrettiği “Bir kapı açıldı ve ben o kapıdan geçtim.” sözüydü. Hayatımızda aslında her durumda farklı kapılarla sınanıyoruz, bana sorarsanız açmaktan korkup kaçtığım pek çok kapıyla dolu bir ömrüm var. Sadece geçmeye niyetlendiğim ve dua ettiğim kapılardan geçebildim bugüne kadar. Temple’ın bu sözü önce kendimize, sonra çocuklarımıza ne kadar çok inanmamız ve dua etmemiz gerektiğini hatırlattı bana. İzlemenizi mutlaka tavsiye ederim.

Bu sayıda açabileceğimiz kapıların inancı, sizden aldığımız samimiyetin gücü ve sorumluluğun ağırlığı ile daha çok çalışıp sizlere daha iyi bir Lokma ulaştırabilmek için uğraştık. Dileriz Lokma’dan denediğiniz her tarif hayatınızda açılmak üzere bekleyen kapıların tatlı birer hatırlatması olur…

Sevgilerimle,

Hatice Özdemir Tülün
Lokma Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

One Comment

  1. ““O ümmetine karşı çok şefkatlidir.” Daha küçük bir çocukken O’nun hakkında öğrendiğimiz ilk şeylerden biri buydu. Kendinden fazla seviyordu bizi, hayatımızın her noktasını düşünüyor, tavsiyelerde bulunuyor, kafa karışıklığına düşmeyeceğimiz şekilde tarif ediyordu inandıklarımızı nasıl yaşayacağımızı… Ruhumuzu, bedenimizi, ilişkilerimizi ayrı ayrı düşünüyordu, mahzun olmayacağımız bir dünyanın resmini çiziyordu sözleri…”

    Sırf bu cümleler için gidip 20 tane dergi alıp armağan ettim dostlarıma. Herkes yemek yapabilir ama yemeği bu incelikte az kişi sunabilir. Tebrikler.

Yoruma kapalı.