Bizden Size

Merhaba;

Çoğu zaman, “Başarılı olacağım” demekten daha zor olanı “Başarılı olmak için değişeceğim” diyebilmektir diyor Marshall Goldsmith, son zamanlarda elimden düşmeyen kitabı “What Got You Here Won’t Get You There” de… Başarılı olmak istediğiniz herhangi bir konuyu düşünün. Evde sıcak yemek pişirmeye daha çok zaman ayırmak, daha sağlıklı besinler yemek, daha az alışveriş yapmak, kilo vermek, belki de telefonun vücudunuzun bir parçası haline geldiği gerçeğiyle yüzleşmek…

Bize değişmemiz gerektiği söylendiğinde, “İlk önce savunmaya geçeriz” diyor yazar. Yemek yapacak zamanım yok; çünkü tüm gün kafamı işlerden kaldıramıyorum, çocuklar eteğimi bırakmıyor. Çok alışveriş yaptığımın farkındayım ama tek rahatlama yönetimim o var zaten, bari ona karışmayın. Kilo vermek iyi güzel de spor yapacak saniyem mi var benim?  Savunma kalkanlarımızı indirdiğimizde ise mevcut problemle ilgili eski başarılarımızı düşünmeye başlarız. Geçen sefer bütçeyi sarsmadan alışveriş terapisi yapmayı başarmıştım, geçen yıl hiç spor yapmadan kilo vermiştim. “Bazen hatalı davransak bile başarılı olabileceğimiz gerçeğini görmezden geliriz” diyor Goldsmith ve ekliyor, “O zaman ki hatalarınla şans eseri başarmış olmanız yine aynı hatalarla aynı başarıyı yakalayabileceğiniz anlamına gelmez.”

Kitabı okudukça benim edindiğim duygu, insanın aslında kendini, kendinden başka herkese karşı savunabileceği. Evet başkalarına karşı pek çok bahaneler bulabiliriz ancak kendimizle baş başa kaldığımız halimiz belki de en dürüst yanımız.

Geçtiğimiz ay bu satırlarda detoks yapmanın nasıl iyi geldiğini anlatmıştım. Nisan’da ise hedefim, 3. elim halini alan akıllı telefonlara detoks uygulamak. İlk önce işe telefonumda kullanmadığım aplikasyonları silerek ve e-postamın eklendiği tüm e-posta listelerinden teker teker ayrılarak başladım. Daha sonra telefonun bildirim uyarılarını kapattım. Eve gelir gelmez telefonu portmantodaki şarja takıp içeri almamaya karar verdim. Böylece gözümü kapatmadan son ve açar açmaz ilk işimin telefonu kontrol etmek olmasını engelledim. Dışardaki yemeklerde telefonu çantadan çıkartmadım. Cumartesi günleri sosyal medyayı kontrol etmemeye ve bir şey yayınlamamaya, pazar günleri ise telefonu hiç açmamaya karar verdim. Geçen ay bedeni toksinlerden arındırdığım gibi dilerim bu ay da nefsimi toksinlerden arındırabilirim.

Size de hayatta başarmak için değiştirmeniz gereken her konuda atacağınız adımlar için güç dilerim.

Unutmayın! İlk adım; her zaman için kendinize karşı dürüst olmanız. Değişmek için yapmanız gerekenleri sizden daha iyi bilen yok zaten…

Deneyip leziz sonuçlar almanız umuduyla…

Hatice Özdemir Tülün
Lokma Dergisi Genel Yayın Yönetmeni